İnsan yaşamında doğumdan ölüme kadar geçen sürede yer alan yemekle ilgili geleneksel uygulamalar Antalya'da aşağıda verildiği şekilde göze çarpmaktadır.
Doğum yapan kadına ilk yiyecek olarak tarhana çorbası veya sıcak tereyağı karıştırılmış palize ; çocuğa şekerli su verilirdi. Komşular anneye sütü insin diye palize ve helva gönderirlerdi.
Antalya'da doğumun yedinci günü ebeye ve yakınlara "tuz daveti''verilirdi. Bu davette ebe şeker, bal tuz karışımıyla çocuğun bütün vücudunu hatta ağzının içini kokmasın diye ovar,ve yıkardı. Bu davette baklava, börek ve en güzel yemekler yapılırdı.
Çocuğun ilk dişi çıktığında "diş dirgiti" denilen tören yapılırdı. Bu törende buğday fasulye, nohut kaynatılarak çeşitli çerezlerle konuklara ikram edilirdi. Sünnet merasiminde eğlenceler yapılır, yemek verilirdi. Bu mönüde düğün töreninde yapılan güvey yemeği mönüsü aynen yer alırdı.
Söz kesme ve nişanda bademli şerbet, eskiden evde yapılan imam nikahlarında kahve, lokum, yemek ikram edilirdi. Düğün hamamında kız evi katmer, börek, yemek yapsa da oğlan evi hamama kebap veya tandır gönderirdi. Çeyiz asma töreninde yemek verilir, ayrıca çerez ikram edilirdi.
Düğünde "güvey yemeği" denilen ve tüm kalabalık düğünlerde yapılan yemek yer alırdı. Güvey yemeği mönüsünde şu yemekler bulunurdu:
- Terbiyeli Pirinç Çorbası
- Etli Fasulye veya Patates
- Etli Pilav
- Keşkek
- İrmik Helvası veya Zerde
Düğünün haftasında aileler arasında karşılıklı davet yapılır, en güzel yemekler baklava börek olması kaydıyla hazırlanırdı. Bu menü şöyle olabilirdi:
- Tavuk Çorbası
- Kızartma Eti
- Yaz ise Yeşil Kış ise Kuru Fasulye
- Pilav veya Su Böreği
- Baklava
Antalya'da ölüm olayında komşular, akrabalar üç gün ölü evine yemek getirirlerdi. Ölü gömülürken pide, helva yapılıp hem dağıtılır; hem de baş sağlığına gelenlere ikram edilirdi. Ölümün yedinci günü mevlit okutulur, lokum dağıtılırdı. Kırkıncı günü tevhit okutulur, lokma dökülür; elli ikisinde dua okunur, helva karılırdı.